UYGULAMA PLANI ÖZETİ

  • “Özerk yönetime” bağlı askerî oluşumlar, referansını birçok faktörden almaktadır. Bunlar totaliter siyasi eğilim taşıyıp toplumsal bir dayanaktan yoksundur. Bu faktörlerin referans alınmasının nedeni halkın ihtiyaçlarından kaynaklı veya halkı temsil etmekten ziyade bir “siyasî proje” ve “yerelde bazı güçleri güçlendirme” amacın peşindedir. Bahsi geçen referansı genel olarak iki ana temele dayandırabiliriz. Birincisi, Demokratik Birlik Partisi (PYD) ve önceki ismiyle "KCK - ROJAVA" şimdiki adıyla "TEV-DEM" in dayandığı siyasi temeller, askeri yapılara referans oluşturmaktadır. İkincisi, askeri kanadın, öz yönetimin yasama ve yürütme sistemine bağlanmasıdır.
  • PYD örgütüne bağlı askerî oluşumların askerî anlamda başlangıçlarını iki döneme ayırabiliriz:
  • İlk olarak, 2004 sonrası bazı köylerde meydana gelen ayaklanma sonrası küçük hücreler oluşturulmuştur. Ancak Suriye devrimi öncesi örgüte bağlı herhangi bir askerî oluşum veya örgüt ortaya çıkmamıştır, ve örgütün eleman devşirme gibi tüm askerî faaliyetleri PKK’ya bağlı olarak yürütülmüştür. İkinci dönemin ilk ipuçlarını ise Hebat Diriki liderliğindeki “Devrim Gençleri Harekâtı” adlı örgütün saflarında PYD’nin organize olarak askerî faaliyet yürütecek hücreler oluşturmasıyla başladığını söyleyebiliriz.
  • Özerk yönetime bağlı askerî oluşumların sağladıkları askerî kontrol, iç (istikrarı destekleme hususunda rejim ile özerk yönetim arasındaki yapılar üzerindeki çifte standartın uygulanması) ve dış faktörlerin (uluslararası koalisyonun desteği) etkileşimlerinin bir sonucu olmasına rağmen, sadece bu faktörlere indirgenemez. Kendinden kaynaklı boyutları ihmal etmemek gerekir.
  • YPG ile YPJ, özerk yönetime bağlı askerî güçlerin omurgasını oluşturmaktadır. Bu iki örgütün askerî ve fikrî eğitimi PKK tarafından sağlanmıştır. Savaşçı sayıları ise 20 ile 30 bin civarındadır. Hiyerarşik yapılanmasıyla ilgili tecrübesini de PKK örgütünden elde etmiştir. YPG’nin iç yapısında iki akademinin varlığından söz edilebilir; biri erkeklere diğeri ise kadınlara özel olup “Şehit Şeylan Akademisi” adını taşımaktadır. Buna bağlı olarak, birden fazla akademinin varlığından bahsedilebilir.
  • 2017 yılı itibariyle özerk yönetim içerisinde yeniden yapılanmaya gidilmiştir. Bu kapsamda, yeni askerî alayların oluşturulması teşvik edilmiştir. Bu eğilim, uluslararası koalisyonun devreye girmesi ile başlamıştır ve ABD’nin Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) destek vermesi ve YPG ile SDG’nin daha geniş alanları kontrol etmesiyle daha da artmıştır. YPG’nin kendi elemanlarına uyguladığı sistemler ile bugüne kadar ortaya çıkan grupların yapılanmaları karşılaştırıldığında aralarında bariz farklar görünmemektedir. Söz konusu gruplar şu şekildedir: Tîm, takım (üç timin biraraya gelmesiyle oluşmuştur), bölük ( 4 ya da altı takımdan oluşur), tabur (dört ile sekiz bölükten meydana gelmektedir, kişi sayıları 40 ile 50 asker arasındadır), alay (dört ile sekiz taburdan meydana gelir, kişi sayıları ise 300 ile 400 asker arasındadır.)
  • Etkili ve ana askerî güçler arasında Öz Savunma Güçleri(HPX) de (zorunlu askerlik olarak) yer almaktadır. Özerk yönetimin Sosyal Sözleşmesi içerisinde yer alan Öz Savuma ve Koruma Heyeti’nin 21.01.2014 tarihinde verdiği karar sonucu ve 13.07.2014 tarihinde de yasama kurulu tarafından Öz Savunma Kanunu’nun kabul edilmesi sonrasında, gençleri “zorunlu hizmete” sevk etme görevini Öz Savunma Heyeti üstlenmiştir.
  • El-Cezire Kantonuna bağlı Öz Savunma ve Koruma Heyetinin eş başkanı Rizan Kilo, askerî alayların oluşturulmasındaki amacı; resmî bir şekilde tanınmış ve tüm detaylarıyla disiplinli “eğitim ve inzibat açısından üstün seviyede askerî güç oluşturmak” diye belirtmektedir.
  • El-Cezire Kantonundaki eğitim kurslarının sayısı 29’a ulaşmıştır. Bu kursların ilki 20.11.2014 tarihinde açılmış iken 29. Kurs 21.07.2017 tarihinde açılmıştır. Aynu’l Arap/ Kobani’de ise 8 eğitim kursu açılmıştır. İlk kurs, 20.06.2016 tarihinde başlamış olup son eğitim kursu ise 10.10.2017 tarihinde yapılmıştır. Afrin’de de ilki 05.07.2015 tarihinde ve sonuncusu 05.06.2017 tarihinde olmak üzere toplamda 10 eğitim kursu düzenlenmiştir.
  • YPG’ye lojistik destek sağlamak adına sahada pratik hizmetlerini başlatmasından sonra, Heyet, eğitim süresi sonra eren gençler arasından güvene dayalı seçim yapmaktadır. Ayrıca akademik ve askerî kurumların binalarını da restore etmektedir.
  • Eskiye göre kıyaslandığında, “Öz Savunma Heyeti’nin” Afrin Kanton’unda daha yoğun bir çabayla özel kuvvetler oluşturmaya odaklandığı gözlemlenmektedir. Söz konusu heyet, zorunlu askerlik hizmetine sevk edilmiş askerler arasından “özel kuvvetler” oluşturmaktadır. İş bu raporu hazırlama tarihine kadar söz konusu özel kuvvetlerden 3 grup mezun edilmiştir.
  • Erkeklerin askerlik hizmet dönemi 18 yaşında başlar ve belirlenen süreyi tamamlamak ya da muaf kılınmak, kişinin 40 yaşını aşması ile sona erer. Ayrıca kadınlar da gönüllü olarak bu hizmete dahil olabilmektedir.
  • “Askerî İnzibat Birimleri, Öz Savunma Heyeti’ne bağlıdır. Bu grup, “Askerî Polis” (İnzibat) kolluklarına tekabül eder. Görevlerinden bazıları: “zorunlu askerlik hizmetinden firar etmiş” kişileri yakalamak, hizmet dönemi gelmiş kişilere tebliğde bulunmak veya yargı ile ilgili konularda yakalama kararlarını yerine getirmektir. Yakalama eylemleri askerî sevk idaresi ile koordineli bir şekilde yürütülmektedir.
  • YPG örgütune bazı yabancı örgütler de destek vermektedir. En başta gelen Küresel Özgürlük Taburu, 10.06.2015 tarihinde Rasu’l Ayn/Serekaniyye’de oluşturulmuştur ve mensupları farklı uyruk ve ideolojilerden oluşmaktadır. Marksist Leninist Komünist Parti “MLKP” ve Türkiye İşçi ve çiftçi Sosyalist Ordusu ise çoğunlukla Türk sol kesiminden meydana gelmektedir. Bunların yanı sıra Avrupa’da yaygın olan sol hareketlere mensup bireyler de bulunmaktadır; BOB KRO(BCB) tugayının İngiliz sendika lideri ile “Henri Krasucki” tugayının Fransız komünist lideri gibi.
  • Haseke ilinde (Suriye’nin doğusunda) Hristiyan güçlerle YPG arasında ittifak ilişkisi bulunmaktadır. Haseke’deki Hristiyanların siyasî eğilimleri ile askerî ittifaklarını belirleyen 3 ana faktör bulunmaktadır: 1) Etnik kimlik, zira kendileri Arap veya ayrı bir millîyet Hristiyanlardır. 2) Asurîler, Süryaniler ve Ermeniler olarak Hristiyan etnik farklılıklar. 3) Hristiyan mezhepleri ve kilise bağlantıları.
  • “Batı Kürdistan Konseyi” örgütünün Kürtlerin bulunduğu şehir ve bölgeleri kontrol altına almasıyla birlikte, merkezî güvenlik gücü olarak “Asayiş” oluşturulmuştur. Bu gücün faaliyetleri ise rejim güçlerinin Aynu’l Arap “Kobani”, Rumeylan ve el-Malikiyye(Derik) şehirlerinden çekilmesiyle başlamıştır. Asayiş, kendisinin Kürt Millî Konseyi ve Batı Kürdistan Konseyi’nden oluşan yüksek Kürt Komisyonuna bağlı olduğunu kuruluşundan itibaren ilan etmiştir. Şimdi ise, Demokrat Suriye Konseyi ve Özerk Yönetim bünyesindeki yasama konseyine bağlı olduğunu ilan etmektedir. Trafik polisi (Trafik), Terörle Mücadele (HAT), Kadın Asayiş, Kontrol Noktaları Güvenliği ve Organize Suçlarla Mücadele şubesi gibi kurumlar da asayişe bağlıdır.
  • Terörle Mücadele Birlikleri’nin (“Hızlı Müdahale Güçleri – HAT” olarak da bilinir) görevlerini şöyle sıralayabiliriz: “Rojava şehirlerinde meydana gelen kaçırma, terör, intihar girişimleri vs. güvenlik olaylarıyla ilgilenmek, YPG ile SDG saldırı birliklerine takviye ve destek sağlamak, ayrıca gözlem faaliyetlerinde bulunmak ve suçluları yakalamaktır.
  • El-Cezire ve Aynu’l Arap kantonlarından 500 delegenin katılımıyla oluşturulan Kadın Asayiş, ilk genel kongresini 26.10.2016 tarihinde gerçekleştirmiştir.
  • Öz Koruma Birlikleri (HPC): Özerk yönetim literatürüne göre birliklerin bu adı taşıma nedeni; kendilerini “Toplumun özü” olarak görmeleridir. Görevleri ise: söz konusu birliklere bağlı komitelerin kendi bölgelerinde yaşanan güvenlik olayları kaynaklı saldırılara karşı, kendi mahalleleri ve bölgelerini korumasıdır. Koruma yöntemleri ise mahallere giden yollara kontrol noktaları kurmaktır ve bölgede şüpheli bir şekilde hareket eden kişiler ile ilgili bilgiler toplamaktır.
  • “Rojava Mayın İmha” Örgütü (RMCO), asayiş bünyesi içerisinde yer alan mayın imha ekipleri ile birlikte çalışırak kırsal veya çatışma yaşanmış bölgelerde bomba ve mayınları temizleme ve etkisiz hale getirmekle yükümlüdür. Faaliyete başladığı 2014 yılından beri asayiş bünyesi içerisinde yer alan bomba imha ekipleri ile birlikte 51 km2‘lik alanı mayınlardan temizlemiştir ve 8704 adet mayını etkisiz hale getirmişlerdir.
  • Şüphesiz yukarıda zikredilen güvenlik ve askerî yapılar, özerk yönetimin kılcal damarlarını oluşturmaktadır. Ancak, YPG’nin bölgedeki diğer unsurlarla kurduğu askerî ittifak, söz konusu yapılara farklı boyut kazandırmıştır. Çünkü, söz konusu ittifak (omurgasını YPG’nin oluşturduğu ve yönettiği ittifak) genel olarak Suriye denkleminde, özel olarak da “terörle mücadele” konusunda etkisini giderek arttırmaktadır. Burada, uluslararası koalisyonun kara ve saha çatışmalarında bu ittifakı görevlendirilmesi dönüm noktası olarak düşünülebilir.
  • YPJ, YPG ve kendisi ile ittifak içinde olan “SUTORO” örgütlerinin yanında Suriye Demokratik güçlerinin kuruluş toplantısına katılanlar arasında: Devrim Ordusu, Süryani Askerî Konseyi “MSF”, Sanadid ordusu, Rakka Devrimcileri cephesi (eskiden Rakka Devrimcileri Tugayı), Kuzey Güneşi Taburları, El-Cezire Tugayları Birlikleri, Tahrir Tugayı ve 99. piyade Tugay bulunmaktadır. Suriye Demokratik Güçleri’ne daha sonra birtakım gruplar da katılmıştır. Bu gruplardan, Özgür Subaylar Topluluğu (Hüsam el-Avak), Minbiç Askerî Konseyi (Minbiç Devrimcileri, Cündül Haremeyin Tugayı, Fırat Tugayları Toplulukları, Kusay Tugayı ve Minbiç Türkmenleri Taburu’ndan oluşmaktadır) ve Aşiretler Ordusu başlıca gelenlerden sayılabilir. Nuhbe (elitler) denilen güçler ise Suriye Demokratik Güçleri ile ittifak halindedir.
  • Suriye Demokratik Güçleri(SDG)’nin oluşturulması, Rusya’nın Suriye’ye müdahalesinden daha iki hafta geçmeden ilan edildi. SDG’nin oluşmasının ilanından iki gün sonra,12.10.2015 tarihinde, ABD Savunma Bakanlığı sözcüsü; “ABD’ye ait C-17 tipi kargo uçakları, askerî destek malzemesi içeren 100’den fazla konteyneri Haseke iline havadan bıraktı.” bildiriminde bulundu.
  • Resmi açıklamalara göre ABD’nin söz konusu silah desteği, Kürdistan Yurtseverler Birliği Partisi (YNK) eski sekreteri Celal Talabani’nin yeğeni “Lahur Şeyh Cengi’nin” planlaması ve koordinasyonu neticesinde gerçekleşmiştir.
  • SDG’nin kuruluşunun ilanı, PYD örgütünün Haseke kırsalı, Rakka ve Afrin kırsalındaki Arap çoğunluklu bölgelerde kontrolü sağlaması ve Pentagon’un “Suriye’de savaşan askerlere yurtdışı eğitimi” programını iptal ettiğini ilan etmesinden 11 gün sonra yapılmıştır.
  • SDG’nin varlığının şu ana kadar devam etmesindeki ana nedenlerden biri; ABD’nin kendisine verdiği destektir. Bu desteğin arkasında birçok yön bulunmaktadır. Böylece, SDG’nin yapısı sağlamlaştırılmış ve yeteneklerini geliştirmesini sağlanmıştır. Çatışmalar esnasında havadan destek vermek ve PYD birliklerini herhangi bir karşı saldırıdan korumak ile başlayan bu destekler, SDG’nin kontrol bölgelerine askerî uzman ve danışmanlar göndermek, Deniz Piyade Kolordusu (MARINES) ve ABD güçlerinin gönderdiği çeşitli unsurlar ile devam etmiştir. Bu desteklerle birlikte uluslararası koalisyon yönetiminin SDG ve PYD güçlerine silahlı desteği de devam etmiştir. Ayrıca, Haseke, Halep ve Rakka kırsallarında da sayıları 5-6 arası olan askerî üsler de inşa edilmiştir.
  • SDG güçlerine sunulan dış destek üç boyuttan oluşmaktadır: silah desteğinin verilmesi, askerî üsler kurulması ve ABD’nin SDG’ye hiçbir kimsenin kendisini tehdit edemeyeceğine yönelik söz vermesidir.
  • SDG bünyesinde sayıları 500’den fazla olan yabancı danışmanlar bulunmaktadır. Bu danışmanlar, YPG ve SDG güçlerini eğitmek için birincil olarak ABD ve Fransa’dan, ikincil olarak da İngiltere’den gönderilmiştir.
  • Suriye kuzeyinde inşa edilmiş kalıcı ABD üslerinin sayıları 5 - 6 üs olarak bilinmektedir.
  • SDG, bünyesinde bulunan güçlerin sayısını detaylı bir şekilde bildirmemiştir. Tahmine dayalı olarak medyadaki açıklamalara dayanarak sayı vermek veya SDG adına savaşan bazı askerî grup komutanlarının açıkladığı sayıları esas almak doğru değildir. SDG veya onun adına savaşan diğer askerî grupların sayıları net olarak bilinmemekle birlikte, diğer gruplarla birlikte toplam sayıları 60 ile 70 bin arası olduğu değerlendirilmektedir.
  • SDG, para karşılığında gönüllü hizmet edecek gençleri kabul etmeye veya zorunlu askerî hizmete almaya 02.01.2016 tarihinde başlamıştır. 16.02.2017 tarihine kadar 12 askerî eğitim düzenlenmiştir. Bu eğitime katılımın çoğu, El-Şedadi şehri ile Rakka ve Deyru’z-Zor illerinden olmuştur.
  • SDG’nin kuruluşunun ilanından itibaren, askerî teşkilatlara katılacak olan unsurların alt gruplara katılmasına izin verilmemiştir. Bunun yerine, doğrudan SDG’nin kendi bünyesine katılmışlardır. Bundan dolayı, SDG bölgede diğer gruplara katılmak isteyen kişileri engellemiştir. Buna örnek olarak, el-Gad (تيار الغد) akımına bağlı       el-Nuhba (قوات النخبة) güçleri ile yaşanan olaylar verilebilir . Ancak Hristiyan askerî güçleri ve Sanadid güçleri bu engellemeden müstesna kılınmışlardır.
  • SDG güçlerinin yapılanması şöyledir: 1) Askerî Konsey: SDG’yi oluşturan tüm askerî teşkilat ve grupların temsilcilerinden oluşmaktadır. 2) SDG Genel Komutanı. 3) SDG Genel Komutanlığı: ihtiyaca göre 9 - 13 arası üyeden oluşmaktadır. 4) Askerî İnzibat Komisyonu: YPG gibi SDG de askerî alaylar oluşturmaya yönelmemiştir. SDG, şimdiye kadar bir istisna olarak Haseke ilinde “El-Cihiş Aşireti” mensuplarından 200 kişilik genç özel bir alay oluşturmuştur.
  • SDG’nin bugüne kadar askerî alaylar oluşturmasının önündeki temel engel ile devrimin başından bu yana geçen 6 yılda Suriye muhalefetinin birleşmesinin önündeki engel aynıdır. Zira 2015 yılında oluşan SDG, aslında kendi içinde birçok gruptan oluşan bir askerî konseyden ibarettir. Düzenli alaylar oluşturmak için SDG’yi oluşturan söz konusu alt grupların entegre olması gerekir, fakat bu durum bugüne kadar gerçekleşememiştir.
  • SDG’nin oluşumu üzerinde detaylıca durmak, bu oluşumun bünyesi içinde ortaya çıkan farklı problemlerin nedenlerini açığa kavuşturur.
  • SDG, birden fazla gücün birleşmesiyle vücut bulmuştur. Bu güçlerin bazıları aşiret olmakla beraber, Rakka ve Halep’in kuzey kırsalındaki bazı gruplar örneğinde olduğu gibi bazıları da aşiret üstü yapıya sahiptir. Hristiyan güçleri gibi dini yapıda olanlarla birlikte yapıları millîyetçi mağduriyete dayanan gruplar da vardır.
  • SDG’nin yapısı altında bulunan alt gruplar arasında yapısal sorunların olduğu görülmektedir. Şu ana kadar devam eden ancak dondurulmuş olan bu sorunların bir tarafı her zaman YPG olmuştur. Söz konusu sorunlardan bazıları, SDG’nin oluşumundan önceye dayanır. Özellikle YPG ile Sanadid ordusu arasında, SDG oluşumundan sonra “Aşiretler Ordusu” ile ve daha sonra Tahrir Tuğrayı ile büyük sorunlar meydana gelmiştir. Rakka operasyonu esnasında da YPG ile el-Gad Akımına bağlı el-Nuhba güçleri arasında sorunlar olmuştur.
  • Rakka Devrimcileri Cephesi (eskiden Rakka Devrimcileri Tuğayı) YPG’nin en eski müttefiklerinden birisidir. YPG’nin Mart 2013’te Rakka’yı ele geçirerek rejim güçlerini oradan tamamen çıkartmasında, Rakka Devrimcileri Cephesi’nin önemli rolü vardır.

GİRİŞ

Demokratik Birlik Partisi(PYD), fonksiyonu ve varoluşu itibariyle Suriye sahnesinde daima sorunlu bir topluluk olmuştur. Örgütün “siyasî ve askerî varlığı ile ilişkilerinin ve ittifaklarının büyümesi” genelde siyasî projesini, özelde de kurumsal ve özerk yönetim içindeki etkileşimlerini değerlendirirken önemli bir faktör olmuştur. “Demokratik tecrübe ve deneyimini” ileri sürerek bu deneyimi ihraç ettiğini iddia etmesine rağmen, oluşumunu totaliter düşünce sarmıştır ve toplumsal ve siyasal birliğinden yoksundur. Bu da, askerî ve idarî tüm faaliyetlerinin sadece kendisine bağlı kılmaktadır ve kendi uzantılarıyla sınırlandırmaktadır. Ayrıca terör örgütü listelerinde yer alan ve komşu ülkelerinin başlıca güvenlik tehdit kaynaklarından biri olan PKK ile PYD aralarındaki fikrî bağların değil daha çok örgütsel bağın varlığını inkâr etmektedir. Bu durum, kendi ifadelerinde yer almamasına rağmen bu örgütün Suriye sınırlarını aşan bir örgüt olduğuna yönelik yaklaşımı güçlendirmektedir.

Örgütün ifade edilen sorunlu oluşumu; askerî ve idarî yapılar ile destekli "yerel yönetim tarzı" eşliğinde süregelmiştir. Bu yapının unsurlarından belki de en önemlisi güvenlik güçleri ile bu bağlamda yapılan anlaşmalar, iç ilişkiler, örgütsel yapılanmalar ve referans dayanaklarıdır. Söz konusu yapılanma özerk yönetimin kılcal damarlarını oluşturmaktadır. Bu nedenle, örgütü tanıma ve değerlendirme açısından duyulan ihtiyaç bu dosyanın önemini arttırmaktadır. İş bu çalışma söz konusu örgütün yapılarını detaylıca masaya yatırıp incelemiştir. Aynı zamanda, oluşum ve gelişim süreçlerini de ele alarak bu süreçle birlikte oluşan sorun ve sorunsalları da irdelemiştir.

Bu sistem öz yönetimin omurgasını oluşturmaktadır. Bu çalışmada, sorunun belirlenmesi ve açığa çıkartılıp değerlendirilmesi gerekliliğine bağlı olarak; yapının oluşum süreci ve problemlerini ele almak gerekiyor.

Bu çalışma, söz konusu yapı ile ilgili birbiriyle entegre olmuş veri tabanı oluşturmasından dolayı önem arz etmektedir. Bu durum örgüt hakkında bilimsel ve nesnel analizler yapmak, yapıları ve birbirleriyle tutarlılıklarını incelemek, ulusal ve uluslararası siyasî hedeflerinin birbiri ile ne kadar uyumlu olduğunu ölçmek hususlarında daha gerçekçi yaklaşımlar getirmeye katkıda bulunmaktadır. Ayrıca çalışmanın içerdiği üç bölüm aracılığıyla yerel ve bölgesel karar sahiplerine, bu yapıların doğası, meşruiyetleri, istikrarı sağlamaları veya tehdit oluşturmaları hakkında tanıtıcı bir rehber niteliğindedir. Böylece bu çalışma, örgüt yapılarının başta gelen etkileşimleri, yapılanmaları, ilişkileri ve dış desteklerinin yanı sıra, iç ilişkilerini ve bu ilişkilerin güvenlik bünyesini güçlendirme veya zayıflatma etkisini incelemektedir.

Derinlemesine araştırmaya ve mülakatlara dayanan bu çalışma üç ana bölüme ayrılmıştır. Bu ana bölümlere girmeden önce bu yapıların siyasî referanslarını, güvenlik birimlerini ve askerî oluşum sürecini açıklamakla başlamıştır. İlk bölümde ise, Halk Koruma “YPG” ve Kadın Koruma “YPJ” olarak iki koruma birlik grubu, bunların yabancılardan oluşan müttefik güçleri, birliklerin örgütsel organizasyon ve yapılarının yanı sıra özerk yönetime bağlı “Hristiyan” güçler değerlendirilmektedir.  

Çalışmanın ikinci bölümünde, iç güvenlik güçlerinin oluşturduğu güvenlik kurumları ve bu bağlamda ana kurum olarak “Asayiş” birimi, diğer kurumlardan ise Trafik Polisi, Terörle Mücadele Birimleri, Kadın Asayiş ve Toplumsal Savunma Güçleri ele alınmıştır. Üçüncü bölümde, hâkim ve merkezi sisteme sahip olan “YPG” bünyesinde oluşturulmuş Suriye Demokratik Güçleri (SDG) tarafından temsil edilen tek askerî ittifak; onun oluşum aşaması, organizasyon yapısı ve ihtilaflı olduğu güçler ortaya konmuştur. Siyasî ve askerî varlığının devamında dış güçlerin tesiri açıklanmıştır. Bu bağlamda, kendi içinde oluşan bazı ihtilaflar, yapısındaki uyum problemleri ve likidite eksikliği ışığında ele alınmıştır.

 

Daha fazlası için tıklayın

Kategori Raporlar
Salı Kasım 28
Suriye'de erken iyileşime, son yıllarda önem kazanan bir değişken olarak öne çıkıyor. Bu kapsamda, Ümran Stratejik Araştırmalar Merkezinin, Mardin Artuklu Üniversitesi işbirliğiyle “Suriye'de Erken İyileşme: Gerçeklik ve Gelecek Perspektifleri” başlıklı…
Kategori  Faaliyetlerimiz 
Çarşamba Kasım 22
Umran Stratejik Araştırmalar Merkezi ve Mardin Artuklu Üniversitesi işbirliğiyle düzenlenen "Aksa Tufanının Suriye'deki Gelişmelere Etkisi" konulu panele katılmanızdan memnuniyet duyarız. Davetiye AyrıntılarıDavet Türü: Genel Katılım Şekli: Yüz yüze Tarih :…
Kategori  Faaliyetlerimiz 
Perşembe Ağustos 11
Omran Stratejik Araştırmalar Merkezi, İstanbul Medipol Üniversitesi Akdeniz Araştırmaları Merkezi (AKAM) ve Karadeniz Stratejik Araştırmalar Derneği (KASAM) işbirliğiyle 15 Kasım 2022 tarihinde İstanbul Medipol Üniversitesinde gerçekleşecektir. Konferansın ana teması Suriye'deki…
Kategori  Faaliyetlerimiz